Yan proje fikri nasıl test edilir? Bir hafta sonunda yapılabilecekler
Beş kişiyle gerçek sorunlarını konuş, tek sayfalık bir site aç, sahte bir buton koy ve sadece taahhüdü sinyal say. Övgü sinyal değildir.
Bir yan proje fikrini tek bir hafta sonunda, tek satır ürün kodu yazmadan test edebilirsin. Cumartesi birkaç kişiyle bu sorunu bugün nasıl çözdüklerini konuşursun. Pazar günü tek sayfalık bir landing page açıp net bir buton koyarsın. Sonucu da insanların ne dediğine göre değil, neye söz verdiğine göre değerlendirirsin.
İşin yanında bir şey kuruyorsan bu daha da önemli bence. Saatin kısıtlı. En pahalı hata, kimsenin ihtiyaç duymadığı bir şeye üç ay vermek. Bir hafta sonu test, bunun ucuz sigortası.
Cumartesi: fikrini anlatma, sorununu dinle
Bu konuda bildiğim en iyi kaynak Rob Fitzpatrick’in The Mom Test kitabı. Ana fikri şu: İnsanlar kibar olmak için sana yalan söyler. O yüzden annenin bile yalan söyleyemeyeceği sorular sorman lazım. Kitap bunu üç kurala indiriyor:
- Fikrinden değil, onların hayatından konuş.
- Gelecekle ilgili görüş sorma, geçmişte yaşanmış somut olayları sor.
- Az konuş, çok dinle.
Yani “Şunu yapan bir uygulama yapıyorum, kullanır mısın?” diye açmıyorsun. Şöyle soruyorsun:
- “Bu en son ne zaman başına geldi?”
- “O zaman ne yaptın?”
- “Daha önce ne denedin, sana neye mal oldu?”
- “Ekipte bu dertle uğraşan başka biri var mı?”
Karşındaki kişi sorunu en son ne zaman yaşadığını hatırlamıyorsa ya da hiç çözmeye çalışmamışsa, bu da bir bilgi. İnsanların etrafından dolaşmaya uğraşmadığı bir sorun için para ödemesi pek olası değil.
Bir hafta sonu için beş dürüst sohbet yeter. Profile uyan tanıdıklarına, eski iş arkadaşlarına ya da bu insanların takıldığı birkaç online topluluğa yaz. Paul Graham “Do Things that Don’t Scale” yazısında ilk kullanıcıların genelde tek tek, elle bulunduğunu söyler. İlk görüşmeler için de durum aynı. Kimse sana kendiliğinden gelmez.
Pazar: tek sayfa, tek vaat, tek buton
İnsanların sorunu kendi cümleleriyle nasıl anlattığını duyduktan sonra tek bir sayfa yaz. Logoya da fiyat tablosuna da gerek yok. Üç şey yeterli:
- Sorunu adıyla söyleyen bir başlık. Cumartesi duyduğun kelimelerle.
- Ne yapacağını anlatan tek cümle. Yanlış kişiler okuyunca çıkıp gidecek kadar net.
- Tek bir eylem. Bekleme listesine katıl, 15 dakikalık görüşme ayarla ya da ön sipariş ver.
Herhangi bir no-code site aracı iş görür. Amaç hız, tasarım değil.
Sahte kapı testi
Sahte kapı testi (fake door test) insanlara henüz var olmayan bir şeyin butonunu gösterip kaç kişinin tıkladığını ölçmek demek. Amplitude bunu, ürünü yapmadan önce talebi doğrulayan yalın bir yöntem olarak tanımlıyor.
Senin sayfanda bu buton “Erken erişim al” ya da “Ön sipariş ver” olabilir. Biri tıklayınca hemen ürünün henüz hazır olmadığını söyle, talebi ölçtüğünü açıkla ve hazır olunca haber vermeyi teklif et. Amplitude’un kendi önerisi de bu yönde: Testi tıklamadan hemen sonra açıkla, kayıt olmayı zorunlu tutma. Ben de aynı fikirdeyim. İlk kullanıcılarınla ilişkiye onları kandırarak başlamak kötü bir başlangıç.
Sayfayı görüştüğün kişilere ve onları bulduğun yerlere gönder. Tanımadığın insanlardan veri istersen biraz reklam bütçesi işe yarar ama bir hafta sonu için şart değil.
Hangisi gerçek sinyal?
Çoğu kişinin yanıldığı yer burası. The Mom Test, iltifatları ve “Kesin kullanırım” gibi belirsiz sözleri taahhütten ayırır. Taahhüt, birinin değer verdiği bir şeyden vazgeçmesidir: zamanından, itibarından ya da parasından.
Topladıklarını zayıftan güçlüye şöyle sıralardım:
- Zayıf: “Güzel fikir.” “Çıkınca haber ver.” Sayfa görüntülemesi.
- Orta: Bekleme listesine bırakılan e-posta. Sahte butona tıklama.
- Güçlü: Biri ikinci görüşme ayarlıyor, aynı derdi yaşayan bir iş arkadaşıyla seni tanıştırıyor ya da kaba bir sürümü haftaya denemeyi kabul ediyor.
- En güçlü: Ön sipariş, kapora ya da niyet mektubu.
“Bu sayıyı geçersen başla” diyebileceğim evrensel bir eşik yok bence. Benim bakacağım şey, arkadaşın olmayan insanlardan gelen birkaç güçlü sinyal. Herkes kibar davranıp kimse bir şeye söz vermediyse cevap hayır. En azından “bu haliyle değil”.
Pazartesi ne yapmalı?
Hafta sonunu üç durumdan birinde bitirirsin:
- Net bir çekim var. İnsanlar söz verdi. Tam o kişilere hizmet eden en küçük şeyi yap.
- Sorun gerçek, çözüm yanlış. İnsanlar derdi ayrıntısıyla anlattı ama teklifine yanaşmadı. Sayfayı onların söyledikleri üzerine yeniden yaz, tekrar test et.
- Sorun yok. Kimse sorunu hatırlamadı, çözmeye de uğraşmamış. Bırak gitsin. Aylarını kurtardın.
İş ve aile varken yan projeye nasıl zaman açılır diye ayrı bir yazı yazmıştım. Orada “büyük hafta sonu” planının neden tuzak olabildiğini anlatıyorum. Bu, istisna yapacağım tek hafta sonu. Çünkü sonraki yüz saatin harcanmaya değip değmeyeceğine o karar veriyor.
Kaynaklar
- Rob Fitzpatrick, The Mom Test (Yevgeniy Brikman özeti)
- Paul Graham: Do Things that Don’t Scale
- Amplitude: Fake Door Testing
Claude ile araştırılıp benim üslubumla yazıldı. Bu site nasıl çalışıyor
Bir fikrin ya da itirazın mı var? Duymak isterim.