Ürünü mükemmel olmadan yayınlamak: Neden küçük bir v1 ile başlamalı?
Küçük bir v1, enerjin hâlâ yerindeyken gerçek geri bildirim getirir. Mükemmel ürün ise çoğu zaman hiç çıkmaz. Yayına hazır mı diye bakacağın kısa bir liste.
Küçük bir v1 ile çıkmalısın, çünkü sırada neyi yapacağını sana sadece gerçek kullanıcılar söyleyebilir. Kapalı kapılar ardında cilaladığın her hafta, tahminle geçen bir hafta. Mükemmel ürün de genelde kimse için mükemmel olmaz, çünkü kullanıcıların davranışına göre değil senin varsayımlarına göre şekillenmiştir. Tek bir sorunu iyi çözen en küçük sürümü çıkar, sonra öğrendiklerinle geliştir.
Bu bir görüş yazısı, o yüzden nerede durduğumu baştan söyleyeyim: Bence iyi yan projelerin en sık ölüm sebebi “henüz hazır değil”. Kötü fikir değil, rakip değil. Sürekli ileri kayan bir çıkış tarihi.
Mükemmel ürün, kılık değiştirmiş bir tahmin
Kullanıcı olmadan bir şey yaparken her karar bir tahmin. Hangi özellik daha önemli, kayıt akışı nasıl olmalı, fiyat sayfasında ne yazmalı. Her biri tek başına mantıklı geliyor. Yirmisini üst üste koyunca elinde tamamen tahmin üzerine kurulmuş, kimseyle sınanmamış bir ürün oluyor.
Eric Ries, “lean startup” yaklaşımında MVP’yi (minimum uygulanabilir ürün) şöyle tanımlar: Bir ekibin müşteriler hakkında en az çabayla en fazla doğrulanmış öğrenmeyi toplamasını sağlayan sürüm. Bu tanımı seviyorum, çünkü işin özü ucuzluk ya da acele değil. Öğrenmek. v1 ürünün kendisi değil. Ürünün ne olması gerektiğini bulmak için kullandığın alet.
Biraz utanmak işin parçası
LinkedIn’in kurucu ortağı Reid Hoffman’ın çok bilinen bir sözü var: “Ürününün ilk sürümünden utanmıyorsan, çok geç çıkmışsın demektir.” Ben bunu bozuk bir şeyi yayınlama izni olarak okumuyorum. “Neredeyse hazır” hissinin kendi kendine hiç geçmeyeceğine dair bir uyarı olarak okuyorum. Her şeyiyle gurur duyana kadar beklersen sonsuza kadar beklersin. Pazar da bu arada yerinde durmaz.
Yine de özensiz olmakla kaba olmak aynı şey değil. Küçük bir v1’in tek özelliği, sade bir tasarımı ve arka planda elle yapılan işleri olabilir. Ama insanların verisini kaybedemez, güvenini sarsamaz, yapmadığı bir şeyi vaat edemez. Pürüz olur, tutulmayan söz olmaz.
Yan projede bu neden daha önemli?
İşin tam zamanlıysa uzun bir geliştirme süreci pahalıdır. Yan projede ise çoğu zaman öldürücüdür. Motivasyon düşer, hayat yoğunlaşır. İlk ay heyecan veren proje beşinci ayda ödev gibi gelmeye başlar.
Küçük bir lansman, uzun bir geliştirme sürecinin veremeyeceği bir şey verir: devam etmek için dışarıdan bir sebep. Yaptığın şeyi kullanan gerçek bir insan, tek kişi bile olsa, tek başına cilalamanın hiç yaratamayacağı bir ivme yaratır. İşin yanında proje yaparken zamanını ve enerjini korumak üzerine ayrıca yazdım, burada tekrar etmeyeceğim. Kısaca: Elindeki zamanı yeterli kılan şey kapsamın küçük olması.
“Yayına hazır mı?” kontrol listesi
Bir v1’e hazır demeden önce bunlara bakardım. Hepsi tamamsa, “bir şey daha” listen hâlâ uzun olsa bile bence çıkma zamanı gelmiştir.
- Tek bir sorunu baştan sona çözüyor. Bir kullanıcı “şu derdim var”dan “bu işime yaradı”ya, sen telefonda anlatmadan ulaşabiliyor.
- Kimin için olduğunu tek cümleyle söyleyebiliyorsun. Söyleyemiyorsan ürün herkesi memnun etmeye çalışır, kimseye yaramaz.
- Ana akış her seferinde çalışıyor. Her özellik değil, sadece ana akış. Telefonda ve bilgisayarda kendin birkaç kez dene.
- Güvenli. Açıkta kişisel veri yok, ters gidebilecek ödeme yok, gereksiz izin yok.
- Geri dönüş alabileceğin bir kanal var. Bir e-posta adresi, kısa bir form ya da gerçek bir insanın okuduğu bir yanıt adresi.
- Neyi ölçeceğini biliyorsun. “İnsanlar ikinci kez geliyor mu” ya da “biri para ödüyor mu” gibi bir iki sinyali önceden seç. Yoksa rakamlarda görmek istediğini görürsün.
- Elle yapılabilecek işler elle kalıyor. İlk kullanıcılar için kayıt, raporlama ya da destek elle yapılabiliyorsa öyle yap. Neyin otomasyona değdiğini öğrendikten sonra otomatikleştir.
- Kesilenler listesi yazılı. Yapmamaya karar verdiğin her özellik bir listeye gidiyor. Böylece bırakmak kolaylaşıyor, çünkü silmiyorsun, erteliyorsun.
Listede olmayanlara da bak: çok sevdiğin bir logo, eksiksiz ayarlar sayfası, karanlık mod, yönetim paneli, üç paketli fiyat sayfası. Bunların hepsi, gerçek insanlar önemli olduğunu söyledikten sonra gelebilir.
Lansmandan sonra ne olur?
Küçük bir lansmanın ilk haftası genelde sessiz geçer. Bu normal. Şimdiki iş, gelen kim varsa onunla konuşmak, nerede takıldığını görmek ve en çok işe yarayacak tek şeyi düzeltmek. Sonra tekrar yayınlamak.
Ben bunu bir lansmandan çok bir döngü olarak görüyorum. Küçük sürüm, gerçek geri bildirim, tek iyileştirme, tekrar. Büyük bir açılış kadar heyecanlı değil ama bitirilen sürüm genelde bu oluyor.
Kaynaklar
- Eric Ries: Minimum Viable Product, a guide (2009)
- Reid Hoffman’ın sözü ve bilinen en eski kaynağı (Rowan Simpson)
Claude ile araştırılıp benim üslubumla yazıldı. Bu site nasıl çalışıyor
Bir fikrin ya da itirazın mı var? Duymak isterim.