İlk yapay zeka otomasyonu neden sıkıcı olmalı?
İlk otomasyonun utanılacak kadar basit olmalı: sık yapılan, girdisi belli, hatası ucuz bir iş. Kurmaya değer olanı da tek bir soruyla bulabilirsin.
Her hafta biri bana odayı susturan bir yapay zeka demosu gösteriyor. Pazarı araştıran, strateji yazan, toplantı ayarlayan, sonra da rapor veren bir ajan. Etkileyici, orası kesin. Ama çoğu küçük şirket için başlanacak yer burası değil.
Şirket içinde tutunan otomasyonlar neredeyse her zaman sıkıcı olanlar. Birinin her gün elle yaptığı tekrarlı bir işi alıp ortadan kaldırıyorlar. Kimse alkışlamıyor. Sadece biri eve yarım saat erken gidiyor.
Göz kamaştıran demo neden tutmuyor?
Büyük ve kendi başına çalışan bir sistemin bozulacak çok yeri var. Temiz veri ister, net yetki ister. Çıktısını kimin kontrol edeceği belli olmalı. Cuma gecesi saat 23.00’te saçmaladığında başına geçecek biri de gerekir. Büyük şirketlerde bu işlerin her biri için ayrı biri var. On kişilik bir şirkette ise bir kurucu, bir de zaten başını kaşıyacak vakti olmayan bir operasyon sorumlusu var.
Sonuçta iddialı proje yarı yolda kalıyor. Teknoloji çalışmadığı için değil, şirket buna hazır olmadığı için. Bir proje takılınca da ekip “yapay zeka bize göre değil” diyor. Varılabilecek en pahalı sonuç bu.
İyi bir ilk otomasyonun dört özelliği
Küçük bir ekibin haftasına baktığımda şu dört özelliği taşıyan bir iş arıyorum:
- Sık yapılıyor. Her gün ya da haftada birkaç kez. Ara sıra yapılan bir iş, kuruluma harcadığın zamanı geri ödemez.
- Girdisi belli. Her seferinde aynı tür e-posta, form, dosya ya da sipariş geliyor.
- Hatası ucuz. Otomasyon yanlış yaparsa biri fark ediyor, bir dakikada düzeltiyor.
- Derdini tek bir kişi çekiyor. O kişi hem işin sahibi hem ilk hayranı oluyor.
Genelde kazananlar şunlar: gelen sipariş maillerini tabloya satır olarak düşmek, sık sorulan müşteri sorularına ilk cevap taslağını hazırlamak, tedarikçi belgelerini yeniden adlandırıp klasörlemek, görüşmeden önce uzun bir yazışmayı üç maddeye indirmek, her sabah dünün satışlarını tek bir mesajda toplamak.
Bunların hiçbiri yatırımcının gözünü parlatmaz. Ama hepsi her gün kullanılır.
Benim testim
Bir şey kurmadan önce kendime tek bir soru soruyorum: Bu kusursuz çalışsa yarın sabah kim fark eder, neyi yapmayı bırakır?
Cevap belli bir kişi ve belli bir işse iyi bir aday bulmuşsun demektir. Cevap “şirket genel olarak daha verimli olur” ise elindeki şey otomasyon değil, strateji sunumu.
Basit demek küçük demek değil
Asıl ilginç kısım ilk sıkıcı kazanımdan sonra başlıyor. Ekip sisteme güvenmeye başlıyor. Sıradaki tekrarlı işi kendileri fark ediyorlar. İlk otomasyon veriyi tek bir yerde istediği için veri oraya akmaya başlıyor. Altı ay sonra demodaki o iddialı ajan birden gerçekçi bir hedefe dönüşüyor, çünkü altyapısı artık hazır.
Sıkıcı otomasyon tavan değil, ilk basamak.
Kimin her gün söylendiği bir iş varsa oradan başla. O şikayet senin yol haritan.
Claude ile araştırılıp benim üslubumla yazıldı. Bu site nasıl çalışıyor
Bir fikrin ya da itirazın mı var? Duymak isterim.